11 Kasım 2008 Salı

Kariyeriniz ve Internet


İNTERNET ÜZERİNDEN İŞ VE ELEMAN ARAMAK ARTIK HAYATIMIZIN SIRADAN OLAYLARI ARASINA GİRDİ. BU İKİ ALANI YILLARDIR BULUŞTURAN YENIBIRIS.COM’UN GENEL MÜDÜRÜ DENİZ CEYLAN KILIÇLIOĞLU,
PLANET YOUNG DERGISINDE YAYINLANAN ROPOTAJINDA SEKTÖRÜNÜ VE KARİYER ÖYKÜSÜNÜ ANLATTI.




Yenibiris.com’un yolculuğu 2000 yılında yenibir.com olarak başlamıştı. Hürriyet.com ile birlikte çıktıkları yola, 2005 yılında yine Doğan Yayın Grubu çatısı altında ama tek devam etti. Yenibiris.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçlıoğlu, insan kaynakları (İK) sitesi fikrinin nasıl doğduğunu ve bugüne nasıl geldiğini anlattı. Aslında yenibiris.com’un hikayesi Kılıçlıoğlu’nun kariyer hikayesine paralel ilerliyor. Kılıçlıoğlu, yeni bir iş alanını nasıl keşfettiğini, bunu yöneticilerine nasıl sunduğunu anlattı.

İnternetten iş aramaya nasıl başladık?

Deniz Ceylan Kılıçlıoğlu: İnternetin dünyadaki gelişimine bağlı olarak İK’da da interneti kullanmak kaçınılmaz oldu. Çünkü internet, iş arayan ve işverenin birbirini çok hızlı bulduğu bir mecra.

Yenibir.com’dan yenibiris.com’a geçiş nasıl oldu?

Yenibiris.com’un 2005 yılında kendisi için çalışan sayısı 2’ydi. Bugün 110 kişilik bir ekibiz. Odaklılık çok önemli. Yenibir.com iken yazılım ekibi Hürriyet Online, satış ekibi ise Hürriyet İK ile birlikteydi. Ekibin üzerinde odaklanılmış tek bir iş olmaması tabii ki doğru değildi. Şirketleştiğimizden bu yana çok daha farklı bir vizyonla hareket ediyoruz. 2005 yılında piyasaya çıktığımızda, databankımızda 1 milyon 400 cv vardı, bugün bu sayı 6 milyonu buldu. Çok hızlı yol katettik çünkü odaklanarak büyüdük.

Yenibiriş.com, iş arayanlar ve şirketler için nerede konumlanıyor?

Biz insan kaynakları yöneticilerinin veya işverenlerin aday seçme sürecinde çözüm ortağı olarak kendimizi konumlandırıyoruz. Herhangi bir İK yöneticisinin aday arama sürecine girdiğinde aklına ilk gelen araç olmayı istiyoruz. O yüzden kendimizi İK yöneticisinin sağ kolu olarak görüyoruz. Adaylar açısından aynı şekilde bakıyoruz.

Kişisel gelişimle ilgili çalışmalarınız da var. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Kişisel gelişim etkinliklerimiz aynı alanda hizmet verdiğimiz diğer şirketlerden bizi ayrıştıran bir özellikle. Etkinlik düzenlemede ve sponsor olmada çok aktifiz. Çok geniş bir segmente odaklanıyoruz. Öğrenciden genel müdüre kadar her pozisyonda, her düzeyde çalışan veya iş gücüne katılmaya hazır potansiyel adaylara hizmet ve hitap etmek zorundayız. Bu nedenle yıl içinde yüzü aşkın etkinliğe ya sponsor oluyoruz ya da kendimiz düzenliyoruz. Yaptığımız toplantıların hiçbirinden ücret almıyoruz. Üniversitelerle çok yakın ilişkimiz var ve her yıl üniversitelere yönelik iş rehberi yayınlıyoruz.

Sizi etkileyecek bir CV’de neler olmalı?

Bir yeni mezundan örnek verelim. Satış pozisyonuna başvurduğunu varsayalım. Ben olsam CV’sinin tecrübe kısmında öğrenciyken bir satış organizasyonu içinde parttime ya da gönüllü olarak çalıştığını, öğrenci klüplerinde görev yaptığını gösteren bir kişiden etkilenirdim. Bu deneyimin muhakkak bir şirket çatısı altında olması gerekmiyor. Bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü çalışma da olabilir, okuldaki bir klüpte de olabilir. CV’de adayın istekliliğini ve inisiyatif alabilme yetkinliğini gösterecek cümleler ararım. Altını doldurabileceği bir takım faaliyetleri olmasını beklerim. Mesela hobiler kısmı her zaman geçiştiriliyor ve kitap okumak, seyahat etmek gibi şeyler yazılıyor. Aslında hobi, insanın kimliğini, yaşama bakışını gösteren bir ipucudur. Hobiler kısmında kitap okumak yerine biyografi okumak gibi daha spesifik ilgi alanları olan adayları ben daha farklı bir noktaya koyuyorum. Ayrıca mülakatta ‘boş zamanlarında ne yaparsın’ diye sorulduğunda, ‘arkadaşlarla gezerim, dolaşırız’ yanıtı bana o adayın zamanını heba ettiğini gösterir. Tabii ki arkadaşlarla dolaşmak gerekiyor ve hoş birşey ama bunu bir hobi gibi göstermek, boş zamanlarımı böyle değerlendiriyorum demek hoş değil. Zamanınızı nasıl değerlendirirsiniz sorusunun altında aslında ‘kendine nasıl yatırım yapıyorsun, kendini nasıl geliştiriyorsun’ sorusu var. Bir yeni mezunun özgeçmişinde bunu görmek isterim. Pozisyon farklılaştıkça, yetkinlik arttıkça sorulacak daha farklı sorular var. Örneğin çalışan kişi özgeçmişinde çoğunlukla belirtmez; yöneticidir siz de bir yönetici arıyorsunuz. Daha önceki işyerlerinde kendisine bağlı kaç kişi çalışmıştır, kendisi kime rapor etmiştir, rapor ettiği kişinin örgütteki yeri nedir gibi bilgilere yer vermez. Halbuki bunlar önemlidir.

İşe nasıl başladınız?

1994 yılında Hürriyet Gazetesi’nde reklam departmanında işe başladım. Reklam müşteri temsilcisi olarak. Çocuk gereçleri ve endüstriyel ürünler gibi sektörel ilanlardan sorumluydum. Bunun yanı sıra eleman ilanları sorumluluğu verildi çünkü junior olarak başlamıştım. O sektörü bilmiyordum. O yüzden atıl, kimsenin almak istemediği sektörler bana verilmişti. Fakat eleman ilanları çok hızlı gelişti. İlk başta 2 sayfa eleman ilanı yayınlıyorduk. 1994’te yaşanan ekonomik krizle birlikte birden bire ilan artışı yaşandı. Kriz öncesi zaten ‘neden bir İK gazetesi yapmıyoruz’ diye düşünmüştüm ve bunu yönetime sunmuştum.

Bu fikir nasıl doğdu?

Ben eleman ilanlarından sorumlu olduğum için danışmanlarla, İK yöneticileriyle görüşüyordum. Hepsi sürekli bizim de anlatacağımız şeyler var, niye gazetede bize yer verilmiyor, niye bizim haberlerimiz çıkmıyor diyorlardı. Sonra gazetenin içinde onlara yer mi ayırsak derken ek yapmayı önerdim. 6 ay pazar araştırması yaptım. 50–60 şirketle, İK yöneticisiyle, reklam ajanslarıyla görüştüm. Reklam ajansları ‘kesinlikle tutmaz’ dediler ama öyle olmadı. Bugün Hürriyet İK, basının en güçlü markalarından biri.

İlerleyişiniz nasıl oldu?

Müşteri temsilcisi olarak başladım sonra müşteri ilişkileri yönetmeni oldum. Müşteri ilişkileri derken proje yönetmenliği yaptım. Proje çünkü ben sadece reklam satışı yapan bir müşteri temsilcisi olmadım. Ben hep pazarlama odaklı, ürün geliştiren, etkinlik düzenleyen, sponsor ilişkileri yürüten bir müşteri temsilcisi oldum. Her zaman kendime yeni iş alanları yarattım. Kimse bana ‘hadi bir konferans düzenle’ demediği halde kendim bunları organize ettim. Siz eğer kendinize yatırım yapıyorsanız, kendiniz gelişiyorsunuz. Sadece size verilen görevi yaptığınızda sınırlı kalıyorsunuz. Kendi başınıza hep bir işletmeci, bir girişimci ruhu ile hareket edip daha yeni ,daha fazla ne yapabilirim diye bakıyorsanız, sermayeniz birikiminiz, kendiniz oluyorsunuz. Bu sayede hem özgüveniniz çok yüksek oluyor hem de önünüze gelen fırsatlar çok fazla oluyor
.



Devamını okuyun...>>